Bu hafta bir halkla ilişkiler şirketinin, çiçek kokulu yeni bir deterjan ve yumuşatıcı serisinin tanıtımı için blog yazarlarına yönelik olarak düzenlediği "çiçeklerin dünyasına yolculuk" etkinliğine katıldım. Tanıtımı yapılan ürünlerle ilgili izlenimlerimi burada bulabilirsiniz. Bu sayfada "her genç kadının öğrenmesi gereken" çiçek düzenleme hakkında öğrendiklerimi anlatacağım. Geç olsun, güç olmasın...
Sinema, yemek, seyahat, lüks tüketim, iletişim teknolojileri ve günlük hayattaki şeylere dair ...
7 Ağustos 2010 Cumartesi
1 Ağustos 2010 Pazar
Türkiye'ye gönderim yapmayan sitelerden alışveriş yapmak
Yakında altı aylığına Amerika'ya gidecek bir arkadaşımla, orada yaşamanın kendisine pahalıya mal olacağını konuşuyorduk. "Eşe dosta haber ver, parcel forwarding (paket iletisi) yaparsın" dedim. Yani Türkiye'ye gönderim yapmayan internet sitelerinden alışveriş yapanların Amerika'daki posta adresi olarak çalışır ve harçlığını çıkarırsın demek istedim. Böyle bir iş modeli var çünkü...
27 Temmuz 2010 Salı
iPad hayatımızda neyi değiştirecek?
Migros iPad satmaya başladığında dalga geçtik. İlk gün 700 tane satıp, ellerindeki 1000 iPad'i bitirdiler. İkinci parti yolda, kısa zamanda 1000 tane daha satacaklarına kesin gözüyle bakılıyor. Peki herkes iPad alınca ne olacak? Medyada işler değişecek. Nasıl mı? Şöyle:
21 Temmuz 2010 Çarşamba
Şampanyayı soğutsak da mı saklasak?
Tatlı Hayat'ta daha önce şampanyayı neyle, nasıl taşıyacağımı dert ettiğimi yazmıştım. Resimdeki Veuve Clicquot'nun mini buzdolabı-kutusu bir ambalaj olarak şişeyi korumanın ötesinde, şampanyanızı soğuk tutarak açıldığında içime hazır bir bir biçimde sunmaya da olanak veriyor.
15 Temmuz 2010 Perşembe
iPad kılıfı mı arıyorsunuz?
iPad'in kendisi Türkiye'ye gelmeden (Eylül'de geleceği söyleniyor) hakkında pek çok şey yazıldı. iPad gelir gelmez almak için şimdiden hazırlık yapıyorsanız, bir de kılıf almanız gerekecek. Tüm şahane Apple ürünlerinde olduğu gibi iPad'de de harika bir ekran var ve çizilecek diye aklınız gidecek. Ayrıca iPad elde kullanmak için tasarlanmış bir cihaz. Masanın üzerine koyayım da bilgisayar gibi kullanayım derseniz bir ayağa ihtiyacınız olacak. Piyasada resim çerçevelerinin desteklerine benzeyen iPad ayakları da var. Sizler için derledim.
18 Haziran 2010 Cuma
Karizmayı çizdirmek ya da çizdirmemek...
Resim ve başlık ne demek istediğimi yeterince ifade ediyor sanıyorum. Yukarıdaki resim Virgin Atlantic Havayolları'nın Londra-Las Vegas seferlerinin 10. yılı kutlamalarında çekilmiş. Richard Branson'ın omuzlarındaki kadın, ünlü dansçı Dita Von Teese.
7 Haziran 2010 Pazartesi
Şişede durduğu gibi duran votka: Belvedere Pink Grapefruit
Daha önce votkanın nasıl ziyan edileceğine ilişkin fikrimi yazmıştım. Okumaya üşenenler için özet: Tabii ki içine şekerli herhangi bir meyve suyu ekleyerek.
İçeceklerinizi şekersiz içmeye alışırsanız, örneğin çay veya kahveyi şekersiz içenlerdenseniz, kendi tadı ve aroması olan şeylerin şekerle birleşiminden ömür boyu nefret edebilirsiniz. Şekerli şeyler -çoğu meyve buna dahildir- yediğimde sahte, abartılı, suni bir şey yiyormuşum gibi geliyor. Kahvaltıda portakal değil ama greyfurt suyunu da tam da bu nedenle çok severim. Portakal çok tatlı geliyor. Greyfurt suyu damak tadıma daha uygun. Hele büfe tipi pres sıkacakta sıkılmış ve kabuğunun aroması meyve suyuna geçmişse...
Belvedere Votka'nın bu pembe greyfurt aromalı votkasını gördüm internette. Yeni çıkmış. Ballandıra ballandıra anlatmışlar. Tadım notları bir parfümün basın bülteni gibi: alt, orta ve üst notalar... Belvedere'in kullandığı özel yöntem greyfurt aromasını meyvenin kabuğundan ve kendinden elde ediyor. Yapay aroma kullanılmıyor. Tam benim istediğim gibi... Belvedere şişeleri zaten tasarım harikası. Bir içki daha nasıl cazip hale getirilebilir bilmiyorum. Bu yazıyı niye yazdım, onu da bilmiyorum... Tek bildiğim bu şişeyi istiyorum : ))
İçeceklerinizi şekersiz içmeye alışırsanız, örneğin çay veya kahveyi şekersiz içenlerdenseniz, kendi tadı ve aroması olan şeylerin şekerle birleşiminden ömür boyu nefret edebilirsiniz. Şekerli şeyler -çoğu meyve buna dahildir- yediğimde sahte, abartılı, suni bir şey yiyormuşum gibi geliyor. Kahvaltıda portakal değil ama greyfurt suyunu da tam da bu nedenle çok severim. Portakal çok tatlı geliyor. Greyfurt suyu damak tadıma daha uygun. Hele büfe tipi pres sıkacakta sıkılmış ve kabuğunun aroması meyve suyuna geçmişse...
Belvedere Votka'nın bu pembe greyfurt aromalı votkasını gördüm internette. Yeni çıkmış. Ballandıra ballandıra anlatmışlar. Tadım notları bir parfümün basın bülteni gibi: alt, orta ve üst notalar... Belvedere'in kullandığı özel yöntem greyfurt aromasını meyvenin kabuğundan ve kendinden elde ediyor. Yapay aroma kullanılmıyor. Tam benim istediğim gibi... Belvedere şişeleri zaten tasarım harikası. Bir içki daha nasıl cazip hale getirilebilir bilmiyorum. Bu yazıyı niye yazdım, onu da bilmiyorum... Tek bildiğim bu şişeyi istiyorum : ))
6 Haziran 2010 Pazar
İnternette sansüre HAYIR!
Blogger'ın bazı bölümlerine erişim sıkıntısı yaşıyorum. O nedenle protesto banner'ını şimdilik buraya yerleştiriyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



