Nerede bir gümüşçü görsem gözüm hemen iki şey arar: Birincisi buz hazneli havyar tabağı, ikincisi minik gümüş çan. Bu iki gümüş eşya bana son derece özel ve nostaljik gelir. Her ikisi de artık günlük hayatta hemen hemen hiç kullanılmaz ama hala üretilirler. Havyar tabağına haksızlık etmeyelim ama evinde gümüş çanı olan kaç kişi tanıyorsunuz? Gümüş çanın ne olduğunu bilmeyenleriniz bile vardır, eminim. Efendim, çok büyük evlerde yaşıyorsanız, bir ihtiyacınız olduğunda hizmetçinizi ya da uşağınızı çağırmak için bağırmak yakışıksız kaçacağından, minik gümüş çanınızı şöyle bir çınlatırsınız. Hizmetçiniz ya da uşağınız hemen kapının önünde belirir:
- Buyrun efendim, der. Ne istiyorsanız söylersiniz.
Benim gibi çocukluğunda Heidi'nin maceralarını izleyenler, Heidi'nin evlatlık gittiği evdeki kibar uşak Sebastian'ı çok iyi hatırlarlar.
