E-Ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
E-Ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2011 Cuma

Küstüm, oynamıyorum...

Bir süredir erişim engeli olduğu için kendi bloguma erişemiyor ve yeni yazı yazamıyordum. Bugün yarın engel kalkar derken, Nisan ayında yeni bir engelle karşılaştık. Yurt dışından satın alınan kozmetik ve gıda ürünlerine bedeli ne olursa olsun (150 Euro'dan az olan alışveriş vergiden muaftı) gümrük vergisi uygulanacağı, üstelik kişi başına yılda 5 defa olmak üzere sınırlama getirileceği haberini duyduk.

29 Mart 2011 Salı

E-ticaret nereye koşuyor?

İnternette en çok aranan sözcükler arasında "e-ticaret", "lüks alışveriş siteleri" ve "Türkiye'ye gönderim yapan e-ticaret siteleri"nin yakın zamanda gözle görülür bir biçimde arttığını sadece Tatlı Hayat'ın istatistiklerine bakarak bile söyleyebilirim. Yeni e-ticaret modellerinin oluşturulmasıyla deyim yerindeyse tüm dünyada bir "e-ticaret patlaması" yaşanıyor. Bundan ülkemiz de nasibini alıyor. Bizde de çok başarılı olan (ki bana göre bu başarı sürdürülebilir değil) "private shopping" sitelerinden dolayı, cebinde üç kuruş parası olan "ya, bir e-ticaret sitesi yapalım" diye ortalarda dolaşıyor. Sözün özeti, son bir yılda 60 küsur tane yeni "private shopping" ve "grup pazarlama" sitemiz oldu. "Hangisi daha iyi, birinin diğerinden ne farkı var?" diye soracak olursanız, pek fazla fark olmadığını söyleyebilirim.

7 Kasım 2010 Pazar

Avantajlı alışveriş böyle olur: Sezonist

Biliyorsunuz internette alışveriş ve e-ticaret konusunda çeşitli yazılar yayınlıyorum. Bu kez Türkiye'de bir ilki gerçekleştiren bir projeden bahsetmek istiyorum: Sezonist. Sezonist'i kısaca özetlemek gerekirse, anlaşamalı mağazaların indirim veya promosyon kuponlarını yayınlayan bir site demek yeterli olur.  Kuponunuzu alıyorsunuz, alışverişinizi mağazadan yapıyorsunuz. En önemli avantajınız sezon sonunu beklemeden,  o sezonun ürünlerini bakarak, deneyerek ama indirimli olarak satın almak.

6 Ekim 2010 Çarşamba

Ünlü markaları internetten satın alabileceğiniz en iyi adresler

Ünlü markaları internet üzerinden daha ucuza almak ya da Türkiye'de bulunmayan modelleri araştırmak için internet üzerinden satış yapan en iyi sitelerle ilgili yazım bu ay Harper's Bazaar dergisinde (Ekim 2010 sayısı) yayınlandı. Tatlı Hayat'ta ne zamandır yazmayı planladığım e-ticaret top 10 listesinde bu sitelerin başı çektiğinden şüpheniz olmasın.
Çoğunluğu giysi ve aksesuvar satan ve tamamı Türkiye'ye gönderim yapan  bu siteler sadece kadınlara yönelik değil.  Tatlı Hayat'ın erkek okuyucuları! Bu bölümü atlamayın lütfen.

14 Eylül 2010 Salı

Biletix bize ne satıyor?

Bilen bilir: İnternette ticaret ve her türlü iş fikrine karşı fazlasıyla ilgiliyim. Teknolojinin günlük hayatımızı kolaylaştıran olanaklarına bayılıyorım, hepsini kullanmaktan yanayım. Fakat bu yazının konusu Biletix'in bilet satış ve teslimat yöntemlerinde, adeta "eşyanın tabiatına aykırı" bir biçimde, interneti kötü kullanması ve hayatımızı kabusa çevirmesi. Tersim fenadır, beğenmeyen bundan ötesini okumasın...

1 Ağustos 2010 Pazar

Türkiye'ye gönderim yapmayan sitelerden alışveriş yapmak

Yakında altı aylığına Amerika'ya gidecek bir arkadaşımla, orada yaşamanın kendisine pahalıya mal olacağını konuşuyorduk. "Eşe dosta haber ver, parcel forwarding (paket iletisi) yaparsın" dedim. Yani Türkiye'ye gönderim yapmayan internet sitelerinden alışveriş yapanların Amerika'daki posta adresi olarak çalışır ve harçlığını çıkarırsın demek istedim. Böyle bir iş modeli var çünkü...

27 Ocak 2010 Çarşamba

T-shirt'ünüz konuşacak...


Geçenlerde Facebook üzerinden gelen bir linki paylaşmak istiyorum: Tasarımcı Bülent Fidan'ın da aralarında bulunduğu bir grup genç tasarımcının özel olarak hazırladığı desenler, t-shirt'lere basılarak internet üzerinden satılıyor. Atelier Creart'ın web sitesinde bu desenleri inceleyebilirsiniz. T-shirt baskısı yapan başka sitelerden farklı olarak, Atelier Creart'ın desenlerini grafik olarak çok başarılı bulduğum için sizlerle paylaşıyorum. Özellikle Geleneksel-Kültürel başlığı ile kategorize edilen desenler, bilinen turistik baskılardan çok daha havalı, çok daha cool. Mesajıyla, deseniyle, tasarımıyla adeta konuşuyor... Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve Karagöz-Hacivat temalı olanları çok beğendiğim için burada resimlerine yer veriyorum. Siz de beğendiklerinizi yorumlara yazabilirsiniz.

2 Aralık 2009 Çarşamba

Ne ka' ekmek, o ka' köfte...

Geçtiğimiz günlerde internette içeriğin paralı olması için medya patronu Murdoch'ın girişimlerinde bahsetmiştim. Bugün okuduğum bir haber, bu meselede Google'ın geri adım attığını düşündürüyor. Görünüşe göre, Google yayıncıları memnun etmek için yeni bir yol izleyerek, gazete vb. medyaya ait içeriğin okunmasını günde birkaç sayfa ile sınırlayacak. Daha fazlası için yayıncıya para ödemenizi isteyecek. Haberin detaylarını NTVMSNBC.com'un Teknoloji sayfasında okuyabilirsiniz.

NOT:
Yine bir süre önce EBay üzerinden lüks tüketim markalarının satışı konusunda marka sahipleriyle sorunlarını anlatan bir yazı yazmıştım. Bugün, EBay'in bu sefer de LVMH (Louis Vuitton Möet Hennessy) ile olan davasının LVMH lehine sonuçlandığını okudum.

Kıssadan hisse:
Birimizin özgürlüğünün başladığı yerde diğerimizinki bitiyor, internet istisna değilmiş.

1 Aralık 2009 Salı

Blogger'ın ölümü blogundan olsun

Tatlı Hayat'ı sürekli izleyenler geçen günlerde bir sürprizle karşılaştı. Bir sabah gördüler ki, Tatlı Hayat'ın çehresi değişmiş. Eblogtemplates adlı bir siteden (blogger'lar için ücretsiz) yeni bir tema buldum ve Tatlı Hayat'a bu temayı uyguladım. Sonuç: Ölmek üzereyim! Sürekli bir yerlerde sorunlar oluyor, sürekli istemediğim şeyler çıkıyor.

Bu temayı seçmemin nedeni, daha önce kullandığım Blogger.com temasının sidebar denen sağ sütununun çok kısıtlayıcı olmasıydı. Temanın fazlaca renkli olmasını ve amatör görünmesini saymıyorum. Biliyorsunuz dijital medyada tanıtım yapan firmalar artık bloglara da reklam veriyor ve bloglarda yer alan pek çok şey, sosyal medya aracılığıyla yaygınlaştırılıyor. Bu temada 125x125 pixel ölçüsündeki reklamlar için ayrılan yer çok derli-toplu, yamalı bohça görüntüsü vermiyor (en azından ben böyle algılıyorum). Sizlerin de görüşünü almak için birinci sağ sütuna bir anket koydum. Fikirlerinizi ve yorumlarınızı beklerim.

Bloguma yeni widget ve reklamlar eklemeye devam edeceğim. Bu arada blog yazanlarınız için ipucu olabilecek bazı linkler vermek istiyorum. Bu temayı aldığım sitede en fazla beğenilen 25 temanın listelendiği sayfadan kendinize uygun bir tema bulabilirsiniz. Gerçekten çok harika çalışmalar var. Tatlı Hayat'ın widget'larını yayınlayan arkadaşlarım için widget hazırladığım Widgetbox var. Bu sitedeki widget'ların çokluğu gerçekten baş döndürüyor. Tatlı Hayat'ta reklam yayınlamaya başladım. Özellikle Türkiye'ye gönderim yapan ve Türkiye'den sipariş verebileceğiniz e-ticaret sitelerini seçiyorum. Bu sitelerden reklam almak için iki farklı affiliate marketing sitesine üyeyim. Biri Commission Junction, diğeri Linkshare. Her ikisinde de yüzlerce e-ticaret sitesi var ve sizin blogunuzu ya da izleyici kitlenizi uygun görürlerse, sitenize reklam veriyorlar. Bu konuda biraz sabırlı ve araştırmacı olmanızı öneririm. Son olarak bilgisayarımda Photoshop ya da benzeri bir program olmadığı için, Tatlı Hayat'ın tanıtımını yaptığım banner'ları hazırladığım ücretsiz banner yapma sitesi BannerSnack'i önereceğim. Beta aşamasında olan sitede son derece başarılı bir arayüz var ve kolayca Flash banner'lar hazırlayabiliyorsunuz.

Tatlı Hayat'ın önceki arayüzünde olup da şimdi olmayan bölümleri geliştirerek ekleyeceğim. Tabii o zaman kadar ölmezsem...

28 Temmuz 2009 Salı

En tatlı ticaret : E-ticaret Top 10



Yaz aylarını boş geçirmiyoruz sevgili okuyucular. Editörünüz sizin için e-ticaret sitelerini tek tek dolaşıyor ve "internetten alışveriş etmek için en harika siteler rehberi" hazırlıyor. Kozmetik, giysi, ayakkabı, iç çamaşırı, takı, çanta ve ünlü tasarımcıların çalışmalarını satın alabileceğiniz siteleri tek tek inceliyorum. Yabancı sitelerden Türkiye'ye postalama yapanları, en düşük gönderim ücreti alanları araştırıyorum. Güneş gözlüğünden güneş kremine "en ucuz", "en bol çeşit", "en iyi markalar" ve "en çok promosyon" yapanlar, bu rehberde özel başlıklar altında yer alacak.

Rehber tamamlanana beklemeden, sizlere özel bir Türk sitesinden bahsetmek istiyorum. Çok yakın zamanda açılan Limango, belli dönemlerde, anlaşmalı markaların belli ürünlerini sadece burada bulabileceğiniz fiyatlarla satışa sunuyor. Örneğin Michael Kors ve Guess markalı güneş gözlükleri indirimde ve kampanya bugün bitiyor. Bu hafta boyunca Spazio markalı elbiseleri, Columbia markalı outdoor giysilerini, ADV markalı erkek giysilerini, Givenchy, Lanvin, Paul Smith ve Burberry markalı parfümleri indirimli olarak satın alabilirsiniz. Sitede gelecek kampanyalar duyuruluyor ve üyeler özel e-postala bilgilendiriliyor. Yurt dışında çok popüler olan -ama şu anda ne yazık ki adını hatırlayamadığım- o sitenin sistemini kullanıyor. Kısa zamanda başarılı olacağına inanıyorum çünkü bazı ürünler yarı fiyatının da altında satılıyor.

Siz yeter ki internette ne aradığınızı bilin. Nerede bulacağınızı burada bulacaksınız : )) Bekleyin, pek yakında geliyor...

5 Temmuz 2008 Cumartesi

EBay'in başı fena halde belada (mı?)

İnternet dünyada yavaş yavaş yaygınlaşmaya başladığında, tüm dünyanın gözü, adı öne çıkan birkaç siteye çevrilmişti: Amazon ve EBay gibi... Amazon internet üzerinden kitap satıyordu, dünyayı ayağımıza getiriyordu, yok yoktu... Ebay ise, açık arttırma usulüyle birilerinin birşeylerini ikinci el fiyatıyla kolayca satabilmesini sağlıyordu. Ucuza bir şey arıyorsanız bakacağınız ilk yer EBay idi. Size hediye edilen Hermes çantayı beğenmediyseniz (çıldırdınız mı?), mağaza fiyatının çok altında bir açılış fiyatıyla açık arttırmaya koyup, kapanın elinde kalmasını sağlayabiliyordunuz mesela. Bir süre sonra "taklit değil imitasyon"cular bu kolay satış yöntemini keşfetti. Nerede üretildiği malum, aslının tıpkısı marka çantalar, cüzdanlar EBay'de cirit atar oldu. Bunun çok benzeri siteler çoğaldı. Türkiye'de sanal açık arttırma sitelerinin en bilineni Gittigidiyor gibi...
Bugüne kadar EBay'den hiçbir şey almadım ama Gittigidiyor ile ilgili tecrübelerim var. Onun için çekinmeden yazabilirim. ALL alışveriş dergisini hazırlarken, alternatif alışveriş kanallarını test etmek için birkaç açık arttırmaya katıldım. Birkaç yıl öncesinin 10 YTL'sine bir LV ajanda aldım. Bu, inanılmazdı. Paketim geldiğinde kurallar gereği hemen açıp, içini kontrol edip, beğenmediğim bir şey varsa iade etmem gerekiyordu. Paketi açtım. Ajanda sahteydi. Sahte deri değildi ama sahte Louis Vuitton idi. 10 YTL için tekrar kargo ve paket yapmaya üşendim. Zaten ürünün sayfasında Louis Vuitton ajanda yazmıyordu. "Harika, şahane, komple deri LV ajanda" türünden ifadeler vardı. Fotoğraflardan da bende gercek olduğu izlenimini yaratmıştı. Ama mağazasından almadığım 10 YTL'lik bir şeyin orijinal olmasını bekliyorsam, bu benim biraz saf (!) olduğum anlamına gelirdi. Gerçi benim saf olmam, Gittigidiyor'daki satıcıların sahte ürünler sattığı gerçeğini değiştirmezdi. Neyse, siteyi test edip sonucu aldığımıza göre, konu kapanabilirdi. Zaten ajandayı bir arkadaşıma verdim. Taklit maklit demedi, büyük bir memnuniyetle kabul etti. Bu durumdaki onlarca Gittigidiyor alışverişçisi sayesinde sitenin binlerce müşterisi oldu ve sonunda EBay bu siteyi satın alarak, Türkiye'de bu isimle satış yapmaya başladı.

EBay ya da Gittigidiyor gibi siteleri dikkatle incelerseniz, satıştaki yüzlerce ürünün satıcılarının 5-10 kişi olduğunu hemen farkedersiniz. Bir insanın satılık ikinci el kaç tane LV ya da Prada çantası olabilir ki? Üstelik hepsi orijinal(?!) ambalajında... Tabii Etiler ve Nişantaşı pasajlarını dolaşanlar durumu çok iyi bilir. İki tip satıcı için sanal mağazadır burası. Birincisi bu pasajlarda dükkanı olan, markaları Singapur, Hong Kong gibi vergi avantajıyla daha ucuza alınabildiği yerlerden bavulla toplayan satıcılar. Ikincisi de ya Türkiye'den ya malum yerlerden "taklit değil imitasyon" ürünler toplayıp satan satıcılar. Birincilerden belli bir grup müşteri memnundur, ratingleri yüksektir ve güvenilir satıcı kategorisinde yer alırlar. İkincilerden de başka bir grup müşteri memnundur. Onlar da güvenilir satıcı kategorisinde yer alır.

Bambaşka bir satıcı türü var ki, hikayesi dillere destan. Geçenlerde gazetede haber olan Michael Tonello gibiler, arzu nesnesi haline gelen bir ürünü (Hermes Birkin modeli çanta) uyanık davranıp gerçek fiyatına satın alıp, açık arttırmada mağaza fiyatının çok üzerinde satıyordu. Birkaç yıl boyunca onlarca çanta sattıktan sonra, numarası ortaya çıktı ve tabir caizse Hermes mağazalarına adımını atması bile yasaklandı. Elbette lüks markaların mağaza dışında satılması, markaların ticari itibarına gölge düşürdüğü gibi haksız rekabet yaratıyordu. Uzun zaman kabul etmek istemese de EBay de, sahte ürün satışında önemli bir dağıtım kanalı haline gelmişti. Bu konuda markaların açtığı davalarda EBay, "satıcı olmadığını, sadece yer sağlayıcı olarak hizmet verdiğini" söyleyerek kendini savundu. Bünyesinde pek çok ünlü markayı barındıran Louis Vuitton Möet Hennessy (LVMH)
EBay'e savaş açanların başında geliyordu. Nihayet dava geçtiğimiz günlerde sonuçlandı.
Fransız mahkemesi, EBay'in yer sağlayıcı değil, satıştan komisyon aldığı için doğrudan aracı satıcı (broker) olduğuna karar verdi. LVMH grubuna da verdiği zarardan dolayı 63 Milyon USD ceza ödemesi gerektiği de mahkeme kararları arasındaydı. Aynı gün EBay'in borsadaki hisseleri düştü. Galiba EBay'in başı fena halde belada... Zira sırada L'Oreal, Tiffany&Co gibi markaların açtığı davalar da var. Üstelik Fransa dışında açılan ve sonuçlanmamış davalara örnek olabilecek bir karar da çıkmış oldu. Bakalım bundan sonra e-ticaret siteleri neler yapacak?


NOT: Bu davayla doğrudan ilgisi yok ama, tüketiciye internetten bir şey satmak, kanunlarımızda uzaktan satış denen kavramın kapsama giriyor. Uzaktan satışta satılan malın tüm özelliklerinin detaylı biçimde anlatılması ve alıcının da tüm satış koşullarını kabul ettiğini bildiren sözleşmeyi imzalaması gerekiyor. İnternette "koşulları kabul ediyorum" diyerek tıkladığınız sözleşmeleri, "tümünü görüntüleyemedim", "bende pop-up ekran çıkmadı", "sözleşme 30 değil 20 maddeydi" vb. gerekçelerle inkar edebilirsiniz. Şu sıralar Türk e-ticaret sitelerinin en büyük problemlerinden biri bu. Alıcıya mobil imzayla sözleşme imzalatarak kendilerini garanti altına almaya çalışıyorlar. Aman derim! Hiçbir satış sözleşmesine iyice okumadan imza atmayın. Çünkü mobil imza, kanuna göre gerçek imza ile eşdeğer.

NOT 2: Bloguma adını vermeden yorum yazan ve Gittigidiyor.com'a sataştığımı düşünen okuyucuma, bu yazının EBay'in ceza aldığı haberi üzerine görüşlerimi ve tecrübelerimi paylaşmak üzere yazılmış bir metin olduğu notunu yazmak istedim. İnternette içerik sağlayan herkes (ben de dahil), yayınlanan içeriğin yasalara ve genel ahlak kurallarına uymasından sorumludur. "Elimizde değil", "denetleyemiyoruz", "önleyemiyoruz" türünden bahaneler olamaz. Kötü niyetli içerik yazan kullanıcılar yüzünden kapanan veya yasal mercilerle sorun yaşayan forum sitelerinin editörlerinin sıkıntılarını hatırlayalım.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails